27/7/2010 İletişimde görmek ve duymak esastır. Partneri görmek ve sesini duymak en temel kurallardan biridir. Ona doğru yönelirsiniz, yüzüne bakarsınız; sesini duyarsınız aralarda ufak tefek katılımlarda bulunarak onu dinlediğinizi gösterirsiniz. Böylece kendisiyle ilgilenen bir kişi, kendisine değer veren bir insan duygularını hisseden partneriniz kendisini sizE açar ve iyi bir iletişim kurarsınız. Bu işin mantıksal yönüdür.
SESİ GÖRMEK VE GÖRÜNTÜYÜ DUYMAK
Bir de işin duygusal yönü vardır ki onda siz kulağınızı ve gözlerinizi değil, KALBİNİZİ açarsınız. Tüm gönlünüzle ona yönelir, tüm hücrelerinizle ona katılırsınız. Bu sırada iki ayrı beden yoktur, tek bir beden vardır, konuşan da dinleyen de aynı kişidir SANKİ.
Evliliğinde bir takım sorunlar yaşayan bir erkek annesinden yardım ister." Anneciğim biliyorsun, eşimle çok iyi anlaşamıyoruz. Onu çok seviyorum ve daha iyi olmak istiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum, lütfen bana yardım eder misin?" diyerek annesinden yardım diler. Annesi konuyu anlamıştır, fazla ayrıntıya girmez sadece : "Peki yavrum, şimdi evine git ve bir hafta boyunca eşini dinle. Ne söylediğine kulak ver." diyerek oğlunu gönderir.
Aradan bir hafta geçtikten sonra oğlu tekrar gelir. Hiçbir şeyin değişmediği her halinden bellidir. Annesinden yeni öneriler bekleyen gözlerle bakarken:" Anne, değişen bir şey yok, lütfen bana daha yardım et, aşkımı kaybetmek istemiyorum." der.
Anne oldukça sakindir, çünkü ne yapacağını ve neyi elde edeceğini çok iyi biliyordur. Kendinden emin bir tavırla : "Oğlum git evine ve bir hafta boyunca eşinin S Ö Y L E M E D İ K L E R İ N İ dinle" diyerek oğlunu gönderir.
Bir hafta sonra oğlu tekrar gelir. Gözleri parlıyordur. Her şeyin yolunda gittiği her halinden bellidir. Annesine sarılır ve : "Anneciğim, artık her şey yoluna girdi, sana çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsın" der.
Dinlemek ve görmek mantıksal boyuttur ve işe yarayabilir ama daima risklidir. Ama asıl etki duygusal boyuttadır. Orada gözler ve kulaklar değildir devrede olan. Orada gönül devrededir. Orada hücreler devrededir. Orada ikilik yoktur, orada sen- ben yoktur. Orada konuşan da dinleyen de aynı kişidir. İkilik olmayan yerde çatışma da çıkmaz.
İşte sesi görmek ve görüntüyü duymak böyle bir şey. Anlatılmaz yaşanır.